bir kadın-2
Bir kadın...
Bir akşamdı...
Belki bir şarkının her sesinde
Belki bir sahil meyhanesinde
Belki de bitmeyen gecelerin sonundasın
Şehrin nabzını tutmamıştı nicedir.. Denizin vapuru sağa sola sürükleyişini, ailecek çiğdem çitlenen akşamları, denizin bok kokusuyla karışan 'Süt darıııı' kokusunu...
Oysa hep geldiği yerdi. Ama hep başkalarıyla gelmişti.
Bir yıldız gökte kayip giderken
Islak bir yolda yalnız yürürken
Bambaşka bir şeyi düşünürken aklımdasın
'İnsan kendini özlermiş en çok' dedi içinden. En çok kendine ihtiyacı vardı belki de..
Ne vefalıydı kendisi aslında. Kendisine ait bir çok şeyi sevmese de ruhu bedenindeydi işte. Hep onunlaydı..
Ama
Duygusal ihtiyaçlarını yok sayamazdı buna rağmen..
Geçmis değil bugün gibi
Yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin
Çalınmasın söylenmesin
Sen benim şarkılarımsın
Az sonra iki uçak kavuşacaktı birbirine nerdeyse. Birbirine doğru gelen iki sevgili gibi. İvedi, soluksuz.. Neyse ki birbirlerinin yanından geçip gittiler aynı hızla... Kavuşsalar felaket olurdu.. Bazen gerçekte de böyle oluyordu ya..
Sanki hiç gitmemiş hep var gibi
Bir sırrı herkesten saklar gibi
Sessizce sokulup ağlar gibi yanımdasın
Beni birşeylerden aklar gibi
Koparmadan çiçek koklar gibi
Hiç bozulmamış yasaklar gibi yanımdasın
Yarasa kanadını çırpmasa denize düşerdi... Ve balıklar o yarasayı yerdi..
Oturup dertleştiği deniz kıyısından poposunun tozunu silkeleyerek ayrıldı. Alkol gibi kokuyordu sanki deniz..
Geçmis değil bugün gibi
Yaşıyorum hala seni
Sen hep benim yanımdasın
Gündüzümde gecemdesin
Çalınmasın söylenmesin
Sen benim şarkılarımsın
Şarkı bitmişti...